Ülkemizin yakın tarihinde; yaşı biraz ileri olanların hatırlayacağı 1960 lı yılların siyasi gelişmelerini konu alan bize aynı zamanda nostaljiide yaşatan duygu dolu yerli bir aşk dizisi Hatırla sevgili müziğinde burdan dinleyebilirsiniz
Hacivat ve Karagöz kimdir Bir rivayete göre Orta Asya’da ve Selçuklular’da da biliniyordu. Bir başka rivayete göre ise, ilk defa Bursa’da Şeyh Küşteri tarafından icat edildi.
Ama en bilinen hikayesi, Ezel Akay’ın da filmini çektiği şu hikaye: Olay Sultan Orhan devrinde (1324-1362) Ulucami’nin inşaatı sırasında Bursa’da geçer. Cami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Báli Çelebi (Karagöz) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvad (Hacivat) arasında geçen nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler, işi gücü bırakıp onların etrafında toplanır, bu yüzden de inşaat yavaş ilerler.
Bu durumu öğrenen padişah çok öfkelenir ve işçileri kasıtlı olarak çalıştırmadıklarını sanarak, onları yakalatıp öldürtür. Ama sonra bu acele kararından çok pişman olur, çok üzülür. Hükümdarın yakınlarından Şeyh Küşteri, onu avutmak ve dinmeyen gözyaşlarını dindirmek için, Karagöz ve Hacivat’ı perdede dile getirir. Bu sayede isimleri günümüze kadar gelir .......
Hacivat Karagöz neden öldürüldü..?burdan animasyon filmi izeyebilirsiniz.
Hayır değildir. Bunun efsane olduğunu söyleyenler, bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas, Françis ve Clot’un beyanlarını da inkâr edememektedirler. Akşemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih’i teşvik etmeleri üzerine, Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karşı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücüm başlatmışlardır. . devamı...
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü Kız kardeşimin gelinliği, Şehidimin son örtüsü, IŞIK ışık dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum Senin destanını yazacağım, Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım, Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım, Dalgalandığın yerde ne korku ne keder, Gölgende bana da bana da yer ver. Sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar, Yurda ay yıldızının ışığı yeter, Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün, Kızıllığında sığındık, Dalgalardan çöllere düşürdüğü Gölgene sığındık, Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalgalı Barışın güvercini, savaşın kartalı Yüksek yerlerde aşan çiçeğim Senin altında doğdum Senin dibinde öleceğim, Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim Yer yüzünde yer beğen, Nereye dikilmek istersen, Söyle seni oraya dikeyim...
KİM BU CENNET VATANIN UĞRUNA OLMAZKİ FEDA
BU VATAN KİMİN
Bu vatan toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda Kendini tarihe verenlerindir. Tutuşup kül olan ocaklarından, Şahlanıp köpüren ırmaklarından, Hudutta gaza bayraklarından Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan Huduttan hududa yol bulup koşan, Cepheden cepheyi soranlarındır. İleri atılıp sellercesine Göğsünden vurulup tam ercesine, Bir gül bahçesine girercesine, Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan, Nehirler gazidir, dağlar kahraman, Her taşı yakut olan bu vatan, Can verme sırrına erenlerindir. Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil Bu sevgi bir kuru ifade değil, Sencileyin hasmı rüyada değil Topun namlusundan görenlerindir ...
~ Orhan Şaik GÖKYAY ~
ÇANAKKALEDE CANLARINI VERİP DESTAN YAZANLAR...
ALLAH KİMSEYE GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN HATA YAPTIRMASIN